Yükleniyor...
facebook twitter google + instagram youtube foursquare
Hoşgeldiniz !
Giriş Yapmak İçin Tıkla.


 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Yeni Cevap
Yazar Mesaj
Admin Grubu
******
ReaL İstanbul,Türkiye
Konu: 153
Mesaj: 161
Üyelik: 27.04.2013
Rep Puanı: 0
Çevrimdışı
Mesaj: #1
Tornet
80-90 lı yıllarda çocukluğunu yaşayanların çok iyi bildiği bir araçtır tornet. Şimdiki çocuklar paten,kaykay, scooter terimlerini çok iyi bilirler ama bunlar bizim tornetin yerini tutmaz. Biraz maddi imkansızlıklar birazda yaratıcılıktan ortaya çıkmış bu araç bir neslin eğlence kaynağıydı.
Peki neydi ve nasıl yapılırdı?
Tasarlayanın yaratıcılığına kalmış bu olan bu araç genelde 30-40 cm’ lik bir sopaya takılan arka iki tekerden ve yine aynı ebatlarda kalın bir sopaya takılan ön tekerden olmak üzere 3 tekerden oluşurdu. Teker dediysek şimdiki tekerlerden değil. Tornet tekeri.
Mahallede sanayide çalışan birisi varsa o kişi mahalle çocuklarının velinimetiydi. Çünkü tornet tekeri dediğimiz şey bozuk rulmanlardı. Ben bizim yıllarca kullandığımız tornet tekerinin gerçek adının rulman olduğunu 25 yaşında öğrendim. Benim gözümde bu zamana kadar adı bilyeli tekerdi. İyi ki sanayide görüp parçaya tornet tekeri demedim yoksa maskara olurdum herhalde. Eğer sanayide çalışan yakınınız ya da komşunuz yoksa 2. Seçeneğiniz hurdacılar olurdu. Değişik tip ve ebatlarda tornet tekerini(rulmanı) buralarda bulabilirdiniz. Eğer o da yoksa ya bisikletçilere bakacaktınız ya da çare yok babanıza baskı yapıp sanayiden sıfırını aldıracaktınız.
Tekerleri bulduktan sonra geriye gövdenin tasarımı kalırdı. Gövdenin tasarımı tamamen hayal gücünüze kalmıştı. Gövdeyi istediğiniz gibi tasarlayabilirdiniz. Birkaç tahta parçası , bir kaç 5 lik çivi ve koltuğunuzu yapmak için de biraz bez parçası ya da sünger parçası işinizi görürdü.
Tekerlerinizi gövdeye monte ettikten sonra modifiye fikirlerinizle son eklemeleri yapardınız. El freni yapmak , elleriniz için el koyma yeri, arkaya yaslanabilmeniz için koltuk vs. vs.
Tekerler için arada bir bakım yapmayı da ihmal etmezdik tabi. Çünkü arada bir zeytin yağıyla yağlamazsak tekerlerin bilyeleri pas tutabilirdi bu da tornetimizin yavaş gitmesine sebep olurdu.
Tornetimizi tamamladıktan sonra sıraya binmeye gelirdi. Bu biraz sıkıntıydı. Çünkü bizim zamanımızda şimdiki gibi asfalt yollar pek yaygın değildi. Toprak yolda da tekerlerin arasına taş girdiği için sık sık teker bilye dağıtırdı ya da tornetimiz fazla hızlı gitmezdi. Tabi bulduğumuzun yolun tepe aşağı olması şarttı çünkü düz yolda arkadan birinin itmesi gerekirdi ki bunu yapmak için kimseyi ikna edemezdiniz o zamanlar. Tabi küçük bir erkek kardeşiniz yoksa.
Çocuklar tornetle kayarken büyük zevk alırlardı. Tepeden aşağıya süratle giderken sanki sürat motorunda gidiyormuş hissi yaşanırdı. Ama tabii bizim kadar keyif almayanlarda vardı bu oyundan. Mahallenin yaşlıları. Çünkü tornet demir tekerinden(rulman) dolayı çok fazla ses çıkarırdı. Bu yüzden genelde yaşlılar tarafından sevilmeyen bir araç olmuştur.
Şimdiki çocuklar paten kaykay scooter gibi araçlarla oynasalar da hiç birisi bizim tornetin yerini tutmaz. Çünkü çocukların yaratıcılıklarını kattıkları biraz mimarlık , biraz mühendislik birazda tasarım bilgileriyle harmanladıkları çocuk mühendisliği harikalarıydı onlar.
İçerisinde emek ve çiviyi çakarken elimize aldığımız çekiç darbesinin acısı da vardı ne de olsa.
01.07.2013 02:09
Alıntı ❞

Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir
Türkçe Çeviri: MyBBTürkiye
Üretici: MyBB, © 2002-2017 MyBB Group