Yükleniyor...
facebook twitter google + instagram youtube foursquare
Hoşgeldiniz !
Giriş Yapmak İçin Tıkla.


 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Yeni Cevap
Öğrenmeyi Engelleyen Faktörler
Konu Görünümü | Doğrusal Görünüm
Yazar Mesaj
Admin Grubu
******
aspercasper ,
Konu: 129
Mesaj: 152
Üyelik: 19.05.2013
Rep Puanı: 0
Çevrimdışı
Mesaj: #1
Öğrenmeyi Engelleyen Faktörler
Öğrenmenin sırrını araştıran öğrenci Ali, yaptığı araştırmaların sonucunda bu işin sırrının bilge bir adamda olduğunu öğrenir ve bu bilgeyi büyük zorluklardan sonra bulur.

Ali, bilge adama;

“Efendim ben öğrenmenin sırrını arıyorum. Bu konuda bana yardımcı olur musunuz?” der.

Bilge adam, güler yüzle, “Memnuniyetle olurum ama, önce ben sana şöyle güzel bir çay yapayım da birlikte içelim” der ve mutfağın yolunu tutar.

Bir yandan çayı doldurmaya koyulur, bir yandan da Ali ile sohbet etmeye başlar. Hem Ali’ye sorular soruyor hem de çayı fincana doldurmaya devam etmektedir.

Nice zaman sonra fincan dolar ve çay tepsiye taşmaya başlar. Ama o, hiç oralı değildir ve hala Ali’yle sohbet etmeye ve taşan fincana çay dökmeye devam etmektedir.

Belli bir zaman sonra Ali dayanamaz ve “Efendim çay taşıyor” der.

Bilge adam, gülerek;

“Evet ben de farkındayım”

diye cevap verir ve ekler:

“Eğer sen de bu fincan gibi kendini dolu hissedersen hiçbir şey öğrenemezsin.

ÖĞRENMENİN SIRRI, DİĞER FİNCAN GİBİ KENDİNİ BOŞ HİSSETMENDİR VE BİLMİYORUM DEMENDİR”

Biliyorum

Öğrenmenin en büyük düşmanı nedir?

Bu sorunun genellikle hiç düşünmediğimiz bir cevabı vardır.

Öğrenmenin en büyük düşmanı "Bilmektir".

“Biliyorum” diye başladığınız hiçbir bilgiyi etkin bir şekilde öğrenemezsiniz. Çünkü beyniniz algı kanallarını kapatır.

“Biliyorum” dediğiniz bir konuyu dinlemek ya da çalışmak insanda bıkkınlık meydana getirir.

Kişi kendini ne kadar boş hissederse o kadar çok dolar. Kendinizi ne kadar aç hissederseniz o kadar yersiniz. Tok karına yemek yemek ne ise, biliyorum diyerek bir konuyu çalışmak da aynı tadı verir.

Bu nedenle, gerek ders dinlerken gerekse ders çalışırken kendinizi sıfırlayın, sanki ilk kez öğreniyormuş bilinciyle öğrenmeye çalışın. O zaman beyniniz bütün algı kanallarını açar.

Mevlana’nın da dediği gibi en tehlikeli insan, BİLMEDİĞİNİ BİLMEYEN insandır.

Bu düşünce, özellikle ÖSS’ye daha önce girmiş ve tekrar hazırlanmak durumunda olanlara çok faydalı ve etkilidir.

Çünkü bu tür arkadaşlarımızda, “Yine mi aynı şeyler” düşüncesiyle bir iç direnç oluşabilir. Oysa her bir dönemi ayrı bir dönem olarak değerlendirmek gerekir.Sınavda istediğimiz sonuca ulaşamadıysak mutlaka eksiklerimiz olduğundandır.

İşte bu dönem, bu eksikleri tamamlamak için çalışıyoruz.

Bu nedenle, geçmişi arkanıza atın ve önünüze bakın. Unutmayın; herkesin bir sınavı vardır.

Öğrenememem İnancı

Öğrenmenin bir diğer düşmanı da “Ben bu konuyu öğrenemem, anlayamam” düşüncesidir. Bu düşünce, konu karşısında özgüven eksikliğinden kaynaklanır.

Bu özgüven eksikliğinin temel sebeplerini şöyle sıralayabiliriz:

- Öğretmenin konuyu öğrencinin öğrenme stratejine uygun anlatmayışı.

Konuyu anlatırken karmaşık bir sıralama ile anlatması.

- Konuyu, uygun uzunlukta bölümlere ayırmaması.

- Öğrencinin daha önceki öğrencilerden konunun zor olduğu yönünde bir inanç edinmesi.

- Öğretmenlerin öğrencilere konunun zor ve anlaşılmaz olduğu yönünde bir sınırlayıcı inanç vermesidir.

Oysa beyin “Öğrenebilirim” diye başladığınız bir konuyu daha kolay ve etkili öğrenir. “Öğrenemem” diye beyninizi sınırladığınızda, öğrenme kapasitenizin çok azını kullanmaya başlarsınız.

Sorunu aşmanın yolu, bunun bir kapasite sorunu olmadığını sadece kapasite kullanma sorunu olduğunu bilmektir.

Çünkü insanlar arasındaki fark, kapasite farkı değil, kapasiteyi kullanma farkıdır.
Kapasitemizi kullanmamızı da inançlarımız belirler.

Ne kadar kapasiteniz olduğuna inanırsanız o kadar kapasitenizi kullanırsınız.

Yani “Ne kadar köfte o kadar ekmek” gibisinden “Ne kadar inanç, o kadar kapasite”.

Bu nedenle hangi konu olursa olsun önce öğrenebileceğinize inanın. Çünkü o konuyu bir çok insan anlayabilmiş, öğrenebilmiş.

Siz neden anlamayasınız?

-Sizin onlardan bir farkınız yok.

Öğrenmeyi ertelemek

Öğrenmenin en sinsi düşmanlarından biri de öğrenmeyi ertelemektir.

Bu sorun çalışmayı ertelemekten çok farklıdır.

Öğrenmeyi Nasıl Erteleriz?

Ders çalışırken çizerek çalışanlar, önemli yerlerin altını çizer ve “Şimdi şöyle güzelce önemli yerlerin altını çizeyim sonra çalışırım” der.

Böylece bilgiyi kaydetmeye değil sadece çizmeye odaklanır.

Özet çıkararak çalışan öğrenciler de, “Şimdi şöyle güzelce önemli yerleri yazayım sonra bakarım” der.

Çoğu kimse de zaten bunlara dönüp bakmaz.

Kişi adeta kitabın elle ikinci baskısını yapacak kadar en ince detayına kadar yazar.

Bu durumda da beyin bilgiyi kaydetmeye değil, sadece bir kağıttan başka bir kağıda kopya yapmaya odaklanır.

Öğrenme, tetikte olmak demektir.

Bu nedenle, öğrenmeyi ertelememek için “Şimdi çalışıyorum, şimdi öğreniyorum veya şimdi yazıyorum şimdi öğreniyorum” düşüncesiyle ve daha sonra hiç geri dönmeyecekmiş gibi çalışın. O zaman beyniniz yazmaya veya çizmeye değil, kaydetmeye odaklanır.

Ayrıca, çalışırken önemli bilgilerin altını çizmek ve en önemli bilgileri karalama şeklinde hızlıca not etmek, bilgiyi beyninize daha güçlü kaydetmenizi sağlar.

İLETİŞİM :


ogretmenplatformu@gmail.com
(Bu Mesaj 01.10.2013 20:12 değiştirilmiştir. Değiştiren : aspercasper.)
01.10.2013 20:12
Alıntı ❞

Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir
Türkçe Çeviri: MyBBTürkiye
Üretici: MyBB, © 2002-2017 MyBB Group